Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye’nin yapay zeka (YZ) teknolojilerinde küresel bir lider ve “baş aktör” olmayı hedeflediğini açıkladı. Cumhuriyet’in 100. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen bir programda konuşan Bakan Işıkhan, yapay zekanın sadece bir teknoloji olmanın ötesinde, ülkenin ekonomik büyümesi, istihdam kalitesi ve uluslararası rekabet gücü için stratejik bir öncelik teşkil ettiğini vurguladı.
Yapay zekanın sunduğu fırsatların altını çizen Işıkhan, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini en üst düzeyde değerlendirmek için kapsamlı bir yol haritası izleneceğini belirtti. Bu vizyonun temelinde, insan odaklı, etik değerlere bağlı ve veri güvenliğini ön planda tutan bir YZ ekosistemi inşa etme amacı yatıyor.
Türkiye’nin Yapay Zeka Vizyonunun Temel Taşları
Bakan Işıkhan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar, Türkiye’nin yapay zeka stratejisinin çok boyutlu yapısını ortaya koydu:
- Küresel Rekabette Liderlik: Yapay zekanın, ülkelerin ekonomik ve sosyal yaşamlarında köklü dönüşümlere yol açan, küresel rekabetin anahtarı konumunda olduğu belirtildi. Türkiye, bu alanda aktif bir rol oynayarak ulusal gelirini artırmayı ve yüksek katma değerli istihdam oluşturmayı amaçlıyor.
- İnsan Odaklı ve Etik Yaklaşım: Yapay zeka uygulamalarının geliştirilmesinde insan faktörünün ve etik ilkelerin merkeze alınacağı ifade edildi. Bu kapsamda, veri gizliliği ve güvenliği, şeffaflık ve hesap verebilirlik gibi konulara özel önem verileceği aktarıldı.
- Sektörler Arası Entegrasyon: Yapay zeka teknolojilerinin savunmadan sanayiye, sağlıktan finansa, tarımdan eğitime kadar birçok alanda verimliliği ve yeniliği artıracak bir araç olarak kullanılacağı belirtildi. Bu entegrasyonun, özellikle üretken yapay zeka ile endüstri 5.0 ve dijital ikiz uygulamalarıyla hız kazanacağı öngörülüyor.
- Ar-Ge ve İnovasyona Destek: Yerli ve milli yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesi için Ar-Ge faaliyetlerine ağırlık verileceği, genç ve dinamik girişimcilerin bu alandaki projelerinin destekleneceği vurgulandı. Kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları arasında iş birliğinin teşvik edilmesi, güçlü bir inovasyon ekosistemi oluşturmanın anahtarı olarak görüldü.
- Dijital Dönüşüm ve Genç Potansiyel: Türkiye’nin dijital dönüşüm süreçlerine genç nüfusunun büyük katkı sağladığına dikkat çekildi. Bakan Işıkhan, gençlerin bu alandaki yetkinliklerinin artırılması ve yapay zeka çağının gerektirdiği becerilerle donatılması için eğitim ve geliştirme programlarına yatırım yapılacağını ifade etti.
Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Hedefler
Bakan Işıkhan, yapay zeka alanında atılacak adımların, Türkiye’nin sadece ekonomik kalkınmasına değil, aynı zamanda vatandaşların yaşam kalitesinin artırılmasına ve ülkenin uluslararası alandaki prestijinin yükseltilmesine de katkı sağlayacağını dile getirdi. “Yapay zeka stratejileriyle ülkemizi geleceğe taşımak için kararlı adımlar atıyoruz,” diyen Işıkhan, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini küresel ölçekte bir başarı hikayesine dönüştürme konusunda iddialı olduklarını belirtti.
Bu vizyonun hayata geçirilmesiyle, Türkiye’nin sadece yapay zeka teknolojilerini kullanan değil, aynı zamanda üreten, ihraç eden ve bu alandaki standartları belirleyen ülkeler arasında yer alması hedefleniyor. Bu stratejik adım, Türkiye ekonomisine yeni bir ivme kazandırarak, dijital çağın getirdiği fırsatlardan en iyi şekilde faydalanılmasını sağlayacak.
