22 Ocak 2026 Perşembe sabahına girilirken, altın piyasası son altı gündür devam eden güçlü yükselişin ardından ilk defa bir nefes alma molası veriyor. Küresel piyasalarda ons altın hafif bir geri çekilme yaşarken, yurt içinde gram altın da bu duruma paralel olarak değer kaybetti. Peki, bu bir düzeltme mi, yoksa yükseliş trendinin sonu mu? Altın düşecek mi, yükselecek mi sorusunun yanıtı, uzmanların ve yatırımcıların odaklandığı temel konu.
Piyasalar, son günlerde hızlanan altın fiyatlarındaki yükselişin ardından bugün itibarıyla bir denge arayışına girdi. Uzmanlar, bu duraksamayı kâr satışları ve kısa vadeli bir düzeltme olarak yorumlarken, genel beklentiler orta ve uzun vadede altının destekleyici faktörlerle yoluna devam edeceği yönünde. Ancak, anlık fiyat hareketleri yatırımcılarda belirsizlik yaratmaya devam ediyor.
Altın Fiyatlarında Son Durum: Ne Oldu?
22 Ocak 2026 Perşembe günü itibarıyla altın piyasasında gözlemlenen “soluklanma”, geçtiğimiz altı gün boyunca yaşanan kesintisiz yükselişin ardından geldi. Global ölçekte ons altın, geçtiğimiz günlerde 2050 dolar seviyesini test ettikten sonra hafif bir geri çekilmeyle 2030-2040 dolar bandında işlem görmeye başladı. Bu %0.5 – %1’lik düşüş, yatırımcılar arasında kâr realizasyonunun başladığı şeklinde yorumlandı.
Yurt içinde ise gram altın, dolar kurundaki hafif gerileme ve ons altındaki düşüşün etkisiyle 2000 TL psikolojik sınırını aşarak elde ettiği kazanımların bir kısmını geri vererek 1980 TL civarında denge buldu. Çeyrek altın ve Cumhuriyet altını gibi diğer fiziki altın türlerinde de benzer oranlarda düşüşler kaydedildi. Bu durum, piyasada yükselişin devamlılığına dair soru işaretleri oluşturdu.
Neden Bir Soluklanma Yaşanıyor?
Altın fiyatlarındaki bu geçici duraksama çeşitli faktörlere bağlanıyor:
- Kâr Realizasyonu: Son altı gündeki güçlü yükselişin ardından, bazı yatırımcılar kârlarını realize etme yoluna gitti. Bu, piyasaların doğasında bulunan ve sağlıklı bir düzeltme olarak görülebilen bir durumdur.
- ABD Ekonomik Verileri: ABD’den gelen bazı ekonomik verilerin beklentilerden daha iyi çıkması, Fed’in faiz indirimlerine başlama zamanlamasına ilişkin spekülasyonları artırdı. Faiz indirim beklentilerindeki belirsizlik, dolarda kısa vadeli bir güçlenmeye yol açarak altının ons fiyatını baskıladı.
- Dolar Endeksi (DXY): Dolar Endeksi’ndeki hafif yükseliş, dolar bazlı işlem gören altın fiyatlarını olumsuz etkiledi.
Piyasa Nereye Odaklanıyor?
Altın piyasasının kısa ve orta vadeli yönünü belirleyecek temel faktörler şunlar:
Fed’in Gelecek Faiz Kararları
ABD Merkez Bankası (Fed)’in faiz politikası, altın için en kritik belirleyicilerden biri olmaya devam ediyor. Fed’in faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair net bir sinyal vermemesi, piyasalarda dalgalanmalara neden oluyor. Faiz indirimlerinin başlaması, genellikle faiz getirisi olmayan altın için olumlu bir gelişme olarak kabul edilir.
Enflasyon Verileri
Küresel enflasyon görünümü, altın fiyatları üzerinde doğrudan etkili. Yüksek enflasyon endişeleri, altının “güvenli liman” talebini artırarak fiyatları desteklerken, enflasyonun kontrol altına alındığına dair sinyaller bu talebi azaltabilir.
Jeopolitik Riskler
Devam eden jeopolitik gerilimler ve bölgesel çatışmalar, altının güvenli liman özelliğini pekiştiriyor. Küresel belirsizlik arttıkça, yatırımcılar riskten kaçınarak altına yöneliyor. Bu faktör, altının genel yükseliş trendini destekleyen önemli unsurlardan biri.
Uzmanlar Ne Diyor?
Piyasa uzmanları, altındaki mevcut “soluklanmayı” sağlıklı bir düzeltme olarak değerlendiriyor. Çoğu analist, Fed’in er ya da geç faiz indirimlerine başlamak zorunda kalacağını ve küresel enflasyon baskılarının tamamen ortadan kalkmadığını belirtiyor. Bu bağlamda, altının orta ve uzun vadede yükseliş potansiyelini koruduğu görüşü hakim. Kısa vadede ise, yeni ekonomik veriler ve Fed yetkililerinin açıklamaları yakından takip edilecek.
Altın düşecek mi, yükselecek mi?
22 Ocak 2026 Perşembe itibarıyla altın, son altı günlük güçlü rallisinin ardından bir soluklanma ve geçici bir geri çekilme yaşıyor. Bu durum, kısa vadeli bir düzeltme olarak yorumlansa da, Fed’in gelecekteki faiz kararları, enflasyon verileri ve jeopolitik gelişmeler ışığında orta ve uzun vadede yükseliş potansiyelini koruduğu genel beklenti olarak öne çıkmaktadır.
