Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin son dönemde küresel tedarik zincirindeki konumunu güçlendirerek adeta ‘Made in Europe’ etiketli ürünlerin ana üretim üssü haline geldiğini açıkladı. Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından düzenlenen “Ekonominin Geleceği Zirvesi” kapsamında gerçekleştirilen “Üretimden Sürdürülebilir Ticarete” başlıklı panelde konuşan Bakan Bolat, Türkiye ekonomisinin 2023 yılında %4,5’lik güçlü bir büyüme kaydettiğini ve bu oranla AB ve OECD ortalamalarını geride bıraktığını vurguladı.
Bakan Bolat, özellikle pandemi sonrası dönemde küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların ve Avrupa’ya doğru kayışın Türkiye için önemli bir fırsat penceresi açtığını belirtti. Bu süreçte Türkiye’nin, stratejik konumu, güçlü üretim altyapısı ve nitelikli insan kaynağı sayesinde Avrupa’nın üretim merkezi konumuna yükseldiğini ifade etti. Bu durum, Türkiye’nin hem ihracat kapasitesini artırmasına hem de uluslararası alanda daha rekabetçi bir pozisyon elde etmesine olanak sağladı.
Türkiye’nin “Made in Europe” Konumlanması Neden Önemli?
Küresel ekonomide yaşanan çalkantılar ve jeopolitik gelişmeler, şirketleri tedarik zincirlerini daha kısa ve güvenilir bölgelere kaydırmaya itti. Bu bağlamda, Türkiye’nin Avrupa kıtasına olan yakınlığı, lojistik avantajları ve AB ile Gümrük Birliği ilişkileri, ülkeyi Avrupalı firmalar için cazip bir üretim ortağı haline getirdi. Bakan Bolat’ın “Made in Europe” vurgusu, Türkiye’nin artık sadece bir parça veya hammadde sağlayıcısı değil, Avrupa ürünlerinin nihai üretim süreçlerinde kilit bir aktör olduğunun altını çiziyor.
İhracat Hedefleri ve Başarıları
Bakan Bolat, 2023 yılına ilişkin ihracat rakamlarını ve gelecek hedeflerini de paylaştı:
- 2023 yılında toplam ihracat 255,8 milyar dolar olarak gerçekleşti.
- İhracatın birim değeri 2022’deki 1,3 dolardan 2023’te 1,5 dolara yükseldi. Bu, katma değerli ürün ihracatındaki artışın bir göstergesi.
- 2024 yılı ihracat hedefi 267 milyar dolar olarak belirlendi.
- 2028 yılı Orta Vadeli Program (OVP) hedefi ise 375 milyar dolar seviyesinde.
Bu hedefler doğrultusunda Türkiye’nin, dünya ticaretinden aldığı payı artırma ve küresel tedarik zincirlerindeki rolünü daha da pekiştirme gayretinde olduğu açıklandı.
Cari İşlemler Dengesi ve Enflasyonla Mücadele
Bakan Bolat, Türkiye ekonomisinin temel sorunlarından ikisi olan cari işlemler açığı ve enflasyonla mücadelede kararlı adımlar atıldığını belirtti:
- 2023 yılında cari işlemler açığı, bir önceki yıla göre 25,2 milyar dolar (yaklaşık %40) azalarak 45,2 milyar dolar seviyesine geriledi.
- 2024 yılı için cari açık hedefi 34,7 milyar dolar.
- 2028 yılı için ise bu rakamın 19 milyar dolara kadar düşürülmesi hedefleniyor.
Enflasyonla mücadelede ise yılın ikinci yarısında belirgin bir düşüş beklendiğini ifade eden Bolat, 2024 yıl sonu enflasyon hedefinin %33, 2026 yıl sonunda ise tek haneli rakamlara inmesinin amaçlandığını kaydetti.
Ekonomi Politikalarının Yol Haritası
Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme ve ekonomik istikrar hedeflerine ulaşmasında Orta Vadeli Program (OVP) ve 12. Kalkınma Planı’nın temel yol haritaları olduğunu vurgulayan Bakan Bolat, atılacak adımları şu başlıklar altında topladı:
- Dış ticaretin artırılması ve cari işlemler açığının düşürülmesi.
- Enflasyonla etkin mücadele.
- KOBİ’lerin, genç ve kadın girişimcilerin desteklenmesi.
- Yeşil ve dijital dönüşüme uyum sağlanması.
- Doğrudan yabancı yatırımların çekilmesi.
AB ile Ticari İlişkiler ve Gümrük Birliği
Bakan Bolat, AB’nin Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olduğunu ve ticaret hacminin yaklaşık 210 milyar dolar seviyesinde seyrettiğini belirtti. Türkiye’nin toplam ihracatının %40’ını, ithalatının ise %30’unu AB ülkeleriyle gerçekleştirdiğini ifade etti. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi taleplerini yineleyen Bakan, mevcut sistemin AB’ye haksız kazanç sağladığını ve modernizasyonun her iki taraf için de faydalı olacağını dile getirdi.
Türkiye’nin gelişmiş ulaşım altyapısı ve stratejik coğrafi konumu da Bolat’ın konuşmasında öne çıkan diğer başlıklar oldu. Özellikle demiryolu ağının genişlemesiyle birlikte lojistik maliyetlerinin düşürüldüğü ve ticaretin daha hızlı hale geldiği vurgulandı.
Bakan Bolat, tüm bu çalışmalarla Türkiye’nin küresel ticaretteki etkinliğini artırarak refah seviyesini yükseltme ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme modeli oluşturma hedefine kararlılıkla ilerlediğini ifade etti.
