Türkiye’de on binlerce tüketiciyi mağdur ettiği iddia edilen bir devremülk satış skandalı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın yakın markajına girdi. Satışı yapılan 35 bin tapulu devremülkün sözleşmelerine uyulmadığı, tesislerin vaat edildiği gibi tamamlanmadığı ve tüketicilerin haklarının gasp edildiği iddiaları, sektörde büyük yankı uyandırdı. Bakanlık müfettişlerinin hazırladığı rapor, sözleşmelerin yasal geçerliliği konusunda önemli soru işaretleri yaratırken, mağdurlar Tüketici Hakem Heyetleri ve mahkemelere akın ediyor.
Devremülk Piyasasında Neler Oluyor?
Pek çok kişi için uygun fiyatlı tatil imkanı sunan devremülk sistemi, ne yazık ki bazı kötü niyetli uygulamalar nedeniyle tüketiciler için büyük bir risk haline gelebiliyor. Son dönemde ortaya çıkan bu büyük mağduriyet zincirinin merkezinde, on binlerce kişiye tapulu devremülk sattığı belirtilen ancak vaatlerini yerine getirmediği öne sürülen bir şirket yer alıyor. Şirketin, tatil bölgelerindeki tanıtım ofislerinde yüksek baskı altında yaptığı satışlar ve uyguladığı “ön satış” yöntemi, mağduriyetin ana nedenleri olarak gösteriliyor.
35 Bin Tapulu Devremülk: Vaatler ve Gerçekler
- Satış Adedi: İlgili şirketin Türkiye genelinde yaklaşık 35 bin tapulu devremülk sattığı biliniyor. Bu rakam, mağduriyetin boyutunu gözler önüne seriyor.
- Sözleşme İhlalleri: Tüketiciler, sözleşmelerde belirtilen tatil dönemlerinin değiştirilmesi, hizmet kalitesinin düşüklüğü ve vaat edilen sosyal tesislerin (otel, havuz, SPA vb.) tamamlanmaması gibi şikayetlerle karşı karşıya.
- Altyapı Eksiklikleri: Tanıtımlarda gösterilen lüks ve yüksek standartlı tesislerin aksine, birçok projenin basit bir tatil köyü konseptinde kaldığı, hatta bazılarının altyapısının dahi tamamlanmadığı iddia ediliyor.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Raporu Ne Diyor?
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, devremülk sözleşmelerinin geçerliliği konusunda kritik tespitlerde bulunuyor. Rapora göre:
- Noter Şartı İhlali: Devremülk satış sözleşmelerinin tapuda yapılmadığı, bu nedenle Borçlar Kanunu’nun 237. maddesi gereğince yasal olarak geçerli kabul edilemeyeceği belirtiliyor. Bu durum, mağdurlar için önemli bir hukuki dayanak oluşturuyor.
- Cayma Hakkının Engellenmesi: Tüketicilere, sözleşme imzalandıktan sonraki 14 gün içinde kullanmaları gereken “cayma hakkı”nın, çeşitli gerekçelerle (örneğin, tapu devrinin geciktirilmesi veya bilgi eksikliği) engellendiği tespit edildi.
- Ön Satış Yöntemi: Şirketin, henüz tesisler tamamlanmadan ve hatta inşaat başlamadan önce “ön satış” yöntemiyle devremülkleri sattığı, bu durumun da tüketicileri belirsiz bir taahhüt altına soktuğu vurgulanıyor.
Mağdurlar Hukuki Süreç Başlattı
Şirketin sözleşmelere uymaması ve vaatlerini yerine getirmemesi üzerine, binlerce tüketici haklarını aramak için harekete geçti. Tüketici Hakem Heyetleri ve yerel mahkemeler, bu konuda gelen şikayetlerle dolup taşıyor. Mağdurların temel talepleri arasında, ödenen paraların iadesi ve sözleşmelerin iptali yer alıyor. Hukuki süreçlerin, Bakanlık raporundaki tespitler ışığında mağdurlar lehine sonuçlanabileceği belirtiliyor.
Devremülk Satın Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?
Bu olay, devremülk satın almayı düşünen tüketiciler için önemli dersler içeriyor. Uzmanlar, devremülk sözleşmeleri imzalanmadan önce dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıralıyor:
- Tapu Kaydı: Sözleşmenin mutlaka tapuda, resmi olarak yapıldığından emin olun. Noter onaylı olmayan sözleşmeler hukuken zayıf kalabilir.
- Cayma Hakkı: 14 günlük yasal cayma hakkınızı ve bu hakkın nasıl kullanılacağını net bir şekilde öğrenin.
- Tesislerin Durumu: Vaat edilen tesislerin inşaat durumunu, tamamlanmış olup olmadığını ve ruhsatlarını bizzat yerinde inceleyin. Maketler veya tanıtım broşürleri yerine somut delillere bakın.
- Sözleşme Detayları: Sözleşmedeki tüm maddeleri dikkatlice okuyun. Özellikle aidat, kullanım koşulları, devir hakları ve taahhüt edilen hizmetler gibi konularda şeffaflık arayın.
- Şirket Güvenilirliği: Satış yapan şirketin geçmişini, itibarını ve daha önceki projelerini araştırın.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın devremülk piyasasına yönelik denetimlerini sıkılaştırması ve bu tür mağduriyetlerin önüne geçmek için yasal düzenlemeleri gözden geçirmesi bekleniyor. Tüketicilerin bilinçli olması ve haklarını aramaktan çekinmemesi, bu tür dolandırıcılık vakalarının azaltılmasında kritik rol oynayacaktır.
35 Bin Tapulu Devremülk Nedir ve Tüketicileri Nasıl Mağdur Etti?
35 bin tapulu devremülk, Türkiye genelinde bir devremülk şirketinin on binlerce kişiye sattığı ancak sözleşmelerine uymadığı ve vaatlerini yerine getirmediği gayrimenkulleri ifade etmektedir. Şirket, vaat ettiği lüks tesisleri tamamlamamış, tatil dönemlerini değiştirmiş ve tüketicilerin yasal cayma haklarını kullanmalarını engellemiştir. En önemlisi, devremülk sözleşmelerinin tapuda değil, noter haricinde yapılması nedeniyle hukuken geçersiz sayılması, tüketicilerin ödedikleri paraları geri alma mücadelelerinde önemli bir hukuki zemin oluşturmuştur.
