Türk savunma sanayiinin lider firmalarından ASELSAN, geliştirdiği yüksek teknoloji ürünleriyle hem ulusal güvenlik ihtiyaçlarını karşılarken hem de global arenadaki iddiasını artırıyor. Şirketin sahadaki aktif ürün sayısı tam 286 bine ulaşarak tarihi bir başarıya imza attığı duyuruldu. Bu rakam, ASELSAN’ın operasyonel gücünü ve stratejik önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
ASELSAN’ın bu performansı, Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki dışa bağımlılığını azaltma ve yerli-milli üretim kapasitesini güçlendirme hedeflerine ulaşmasında kilit rol oynadığını gösteriyor. Şirket, inovatif çözümleri, geniş ürün yelpazesi ve Ar-Ge odaklı yaklaşımıyla sektördeki lider konumunu pekiştiriyor.
ASELSAN’ın Sahadaki Gücü: 286 Bin Ürün Ne Anlama Geliyor?
ASELSAN tarafından üretilen ve sahada aktif olarak kullanılan 286 bin ürün, kara, hava, deniz ve uzay platformlarında geniş bir yelpazede görev yapıyor. Bu ürünler arasında haberleşme sistemleri, radar ve elektronik harp sistemleri, elektro-optik sistemler, aviyonik sistemler, silah sistemleri, seyrüsefer ve görev sistemleri gibi kritik teknolojiler bulunuyor. Bu sayı, şirketin yalnızca üretim kapasitesini değil, aynı zamanda operasyonel güvenilirliğini ve ürünlerinin uzun ömürlülüğünü de vurguluyor.
Küresel Pazarda ASELSAN: Piyasa Değeri ve İhracat Başarısı
ASELSAN’ın sadece ulusal değil, uluslararası arenadaki etkisi de giderek büyüyor. Şirket, yaklaşık 16.5 milyar dolarlık piyasa değeriyle, dünyanın en prestijli savunma sanayii sıralamalarında üst sıralarda yer alıyor. Defense News Top 100 listesinde dünya genelinde 48. sırada, Avrupa’da ise en büyük 5. savunma şirketi konumunda bulunuyor. Yıllık cirosu 3.2 milyar doları aşan ASELSAN, 80’den fazla ülkeye yaptığı ihracatla da dikkat çekiyor. Bu ihracatlar, şirketin global rekabetçiliğini ve uluslararası pazarlardaki kabulünü kanıtlıyor.
Ar-Ge ve İnovasyon: ASELSAN’ın Stratejik Odak Noktası Neresi?
ASELSAN’ın başarısının temelinde, Ar-Ge ve inovasyona verdiği önem yatıyor. Şirket bünyesinde 7.500’e yakın personel istihdam edilirken, bu çalışanların büyük bir kısmı Ar-Ge faaliyetlerinde görev alıyor. Sürekli olarak yeni nesil teknolojilere yatırım yapan ASELSAN, 2020 verilerine göre her yıl ortalama 200 yeni ürün ve sistemi devreye alıyor. Bu sürdürülebilir inovasyon döngüsü, şirketin değişen tehditlere ve teknolojik gelişmelere hızla adapte olmasını sağlıyor.
Ekonomiye ve İstihdama Katkısı Nasıl?
ASELSAN, savunma sanayii sektöründe yarattığı katma değerin yanı sıra, Türkiye ekonomisine ve istihdama da önemli katkılar sunuyor. Yalnızca doğrudan istihdamla kalmayıp, 5.000’den fazla yerli tedarikçi ve KOBİ ile işbirliği yaparak geniş bir ekosistem oluşturuyor. Bu ekosistem, yerel sanayinin gelişimini teşvik ederken, teknoloji transferi ve bilgi birikiminin yaygınlaşmasına da öncülük ediyor. ASELSAN’ın bu çok yönlü katkıları, şirketi Türkiye’nin en değerli markalarından biri haline getiriyor.