Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), küresel ekonomik büyüme tahminlerini güncelledi. Yayınladığı ara ekonomik görünüm raporunda, özellikle Orta Doğu’daki artan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle 2024 yılı küresel büyüme beklentisini yüzde 2,9’dan yüzde 2,7’ye çekti. Bu revizyon, bölgedeki çatışmaların beraberinde getirdiği belirsizlik, yüksek enerji fiyatları ve tedarik zincirlerindeki aksaklıklar gibi risk faktörlerinin küresel ekonomiye baskısını net bir şekilde ortaya koyuyor.
OECD, sıkı para politikaları ve yüksek seyreden enflasyonun yanı sıra, Orta Doğu’daki gelişmelerin de küresel ekonominin toparlanma hızını yavaşlatacağı konusunda uyardı. Rapora göre, dünya ekonomisi dayanıklılık gösterse de, büyüme ivmesi zayıf kalmaya devam ediyor ve bu riskler büyümeyi daha da aşağı çekme potansiyeli taşıyor.
OECD’nin Küresel Büyüme Raporu
Neden Revize Edildi?
2024 yılı için küresel büyüme beklentisinin aşağı yönlü revize edilmesinin ardında üç ana faktör yatıyor:
- Orta Doğu Gerilimi: Bölgedeki çatışmaların neden olduğu jeopolitik belirsizlikler.
- Yüksek Enflasyon: Özellikle enerji maliyetlerindeki artışların birçok ülkede enflasyonu yüksek tutmaya devam etmesi.
- Sıkı Para Politikaları: Enflasyonla mücadele kapsamında merkez bankalarının uyguladığı kısıtlayıcı para politikalarının ekonomik aktiviteyi frenlemesi.
OECD, 2025 yılı için küresel büyüme tahminini ise yüzde 3,0 olarak korudu. Çin dışındaki gelişmekte olan piyasaların 2024’te yüzde 2,6, 2025’te ise yüzde 3,2 büyüyeceği öngörülüyor.
Ortadoğu Geriliminin Küresel Ekonomiye Etkisi
OECD Başekonomisti Clare Lombardelli, dünya ekonomisinin dirençli olduğunu ancak büyümenin hala zayıf kaldığını belirtti. Lombardelli, Orta Doğu’daki çatışmaların küresel ekonomiye yönelik önemli bir risk oluşturduğuna dikkat çekerek, bu gerilimlerin başlıca etkilerini şöyle sıraladı:
- Belirsizlik Artışı: Çatışmaların tırmanması, küresel piyasalarda ve yatırım ortamında belirsizliği artırıyor.
- Enerji Fiyatları: Özellikle petrol fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskı, enerji maliyetlerini yükselterek şirketlerin üretim maliyetlerini ve hane halkının harcamalarını olumsuz etkiliyor.
- Tedarik Zinciri Kesintileri: Kızıldeniz’deki ticaret rotalarında yaşanan aksaklıklar, navlun maliyetlerini artırıyor ve teslimat sürelerini uzatarak küresel tedarik zincirlerinde yeni aksaklıklara yol açıyor. Bu durum, nihai ürün fiyatlarına da yansıyarak enflasyonist baskıları güçlendiriyor.
Politika Yapıcılara Öneriler
Clare Lombardelli, enflasyonun düştüğünü ancak risklerin devam ettiğini vurgulayarak, enflasyon hedeflerine net bir şekilde ulaşılana kadar para politikasının kısıtlayıcı kalması gerektiğini belirtti. Ayrıca, uzun vadeli zorluklarla mücadele etmek için maliye politikasının yeniden yapılandırılması gerektiğini ifade etti. İklim değişikliği, tedarik zincirleri ve borç sürdürülebilirliği gibi küresel risklerin ele alınması için çok taraflı iş birliğinin aciliyetine dikkat çekti.
Ülke ve Bölgesel Büyüme Beklentileri
OECD’nin güncel raporuna göre, başlıca ekonomiler için büyüme tahminleri şu şekilde revize edildi:
- ABD: 2024 büyüme tahmini yüzde 1,5’ten yüzde 2,1’e yükseltilirken, 2025 için yüzde 1,7 olarak öngörüldü.
- Avro Bölgesi: 2024 tahmini yüzde 0,9’dan yüzde 0,7’ye düşürüldü; 2025 beklentisi ise yüzde 1,5.
- Birleşik Krallık: 2024 büyüme beklentisi yüzde 0,7’den yüzde 0,4’e indirildi; 2025 için yüzde 1,2 tahmin edildi.
- Çin: 2024 için büyüme tahmini yüzde 4,5’ten yüzde 4,7’ye yükseltildi; 2025 beklentisi yüzde 4,2.
- Japonya: 2024’te yüzde 1,0, 2025’te yüzde 1,1 büyümesi bekleniyor.
- Almanya: 2024’te yüzde 0,3, 2025’te yüzde 1,1 büyümesi öngörüldü.
- Fransa: 2024’te yüzde 0,6, 2025’te yüzde 1,2 büyüme bekleniyor.
- İtalya: 2024’te yüzde 0,7, 2025’te yüzde 1,2 büyümesi tahmin ediliyor.
- Hindistan: 2024’te yüzde 6,1, 2025’te yüzde 6,5 büyümesi öngörüldü.
Genel olarak, OECD raporu küresel ekonominin orta vadede güçlü bir toparlanma için önemli engellerle karşı karşıya olduğunu ve özellikle jeopolitik risklerin yakından takip edilmesi gerektiğini gösteriyor.
