New York borsası, küresel piyasalardaki iyimser havayla birlikte güne yükselişle başladı. Yatırımcılar, ABD enflasyonunun yavaşlama eğilimine girmesi ve buna bağlı olarak ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artırımlarının hız kesebileceği beklentisiyle alıma geçti. Açılışta Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq endeksleri pozitif bir seyir izledi.
Küresel piyasalarda artan risk iştahı, geçen haftaki Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerinin beklentilerin altında kalmasının ardından Fed’in Aralık ayındaki toplantısında faiz artırım hızını yavaşlatacağına dair beklentileri güçlendirdi. Bu durum, hisse senedi piyasalarında bir rahatlama rallisine yol açtı.
Borsanın Açılış Performansı
Piyasaların açılış zilinin çalmasıyla birlikte, New York’un önemli endeksleri yukarı yönlü hareketlendi:
- Dow Jones Sanayi Endeksi, 79,99 puan veya %0,22 artışla 36.499,71 puandan işlem görmeye başladı.
- S&P 500 Endeksi, 11,75 puan veya %0,25 yükselişle 4.701,32 puana ulaştı.
- Nasdaq Teknoloji Endeksi ise 38,35 puan veya %0,25 artışla 15.081,25 puandan açıldı.
Bu açılış performansı, yatırımcıların geleceğe yönelik daha olumlu bir bakış açısı benimsediğini ve riskli varlıklara yönelişin devam ettiğini gösteriyor.
Yükselişin Temel Nedenleri: Enflasyon ve Fed Beklentileri
Piyasaların yükselişinde ana etken, ABD’de enflasyonist baskıların hafiflemeye başladığına dair işaretler oldu. Geçtiğimiz dönemde açıklanan TÜFE verileri, piyasa beklentilerinin altında kalarak yıllık enflasyonun yavaşladığına işaret etti. Bu gelişme, Fed’in agresif faiz artırımı döngüsünü sürdürmek yerine, Aralık ayındaki toplantısında 75 baz puanlık artışlar yerine 50 baz puanlık daha ılımlı bir artırıma gidebileceği beklentisini körükledi.
Daha düşük faiz artırımı beklentisi, şirketlerin borçlanma maliyetlerinin artış hızının yavaşlayacağı ve ekonomik aktivitenin sert bir iniş yapmayabileceği umudunu artırıyor. Bu da özellikle büyüme odaklı teknoloji hisseleri üzerinde pozitif bir etki yaratıyor.
Makro Verilerin Önemi ve Fed’in Gelecek Adımları
Yatırımcıların odak noktasında, önümüzdeki dönemde açıklanacak kritik makroekonomik veriler bulunuyor. Özellikle Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve perakende satışlar verileri, piyasalar tarafından yakından takip edilecek. Bu veriler, enflasyonun gidişatı ve tüketici harcamalarının dayanıklılığı hakkında yeni ipuçları sunarak, Fed’in gelecek para politikası kararlarını doğrudan etkileyecek.
Eğer bu veriler de enflasyonun soğumaya devam ettiğini veya ekonomik aktivitenin yavaşladığını gösterirse, Fed’in daha güvercin bir duruş sergileme ihtimali daha da güçlenebilir. Piyasa uzmanları, Fed’in Aralık ayında 50 baz puanlık bir faiz artırımına gideceği konusunda yüksek bir fikir birliğine sahip olsa da, nihai kararın açıklanacak yeni veriler ışığında netleşeceği belirtiliyor.
